Nobody(Önemsiz Biri) Film İncelemesi
Film hakkında konuşmaya başlamadan önce sizleri ilk incelemem olan; Paulo Coelho- Simyacı Kitap İncelemesi‘ni okumaya davet ediyorum. Bu davetten sonra ise asıl konuya giriş yapalım. Bu blog sayfasında teknik analiz dışında kendimce bir şeyler karalamaya başlayacağımdan bahsetmiştim. Bunlardan biri de izlediğim dizi ve filmler hakkında gevezelik yapmak olacak. Burada profesyonel bir yorumdan ziyade tamamen akışında bir yazı okuyacağınızı belirtmek istiyorum. O yüzden şimdiden beklentiyi yüksek tutmayın. Tabi ki bu alanda da mümkün olduğunca doğru ve keyifli bir okuma deneyimi yaşatmaya çalışacağımdan emin olabilirsiniz.
Filmin orijinal adı; Nobody. Türkçeye ise Önemsiz Biri olarak çevrilmiş. 2021 yapımı olan filmin yönetmeni ise 40 yaşındaki Rus müzisyen ve yönetmen olan Ilya Viktorovich Naishuller. Senaryosunu ise 49 yaşındaki John Wick serisinin yaratıcısı Derek Kolstad yazmış.


Başrolde ise adeta bu karaktere can vermek için yaşayan ve anti kahraman evreninde bizleri gezintiye çıkaran, 61 yaşındaki efsanevi Breaking Bad ve Better Call Saul dizilerinin avukatı Saul Goodman rolü ile sevdiğimiz(en azından kendi adıma konuşayım) Robert “Bob” Odenkirk var yani filmimizdeki adı ile Hutch Mansell.

Filmde herkesin kendinden bir şeyler bulacağına eminim. Aslında tam da bu yüzden bu film hakkında bir şeyler yazmak istedim. Başlangıçta günlük rutini yüzümüze nüktedan bir şekilde bizlere yansıtıyor. Yatağından son anda kalkmak. Sabah kahvesini yudumlamak. Çöp arabasının arkasından koşmak. Otobüse binmek ve bunu her gün tekrarlamak.
Yukarıdaki fotoğrafta mutlu görünmesine bakmayın. Orada karakterimiz sıradanlıktan sıyrılmış halde karşımızda oturuyor. E tabi bir de şarap eşliğinde yemeğini yemesinin getirdiği bir mutlulukta var olsa gerek. Herkesin hayran hayran baktığı, saygı duyduğu insan ise esas adamın düşmanı. Düşmanın bile saygı duyulanı makbuldür. Aslında burada düşmanımıza gelmeden önce Hutch’ı bu hale getiren ve rutinini bozan onu çocukları ve eşinin gözü önünde daha da ezik gösteren basit bir hırsızlık olayı. Hutch eşi, bir oğlu ve bir kızı ile çekirdek bir aile babasıdır. Oğlu ise onunla pek gurur duymaz. Bunu bir çok kere açık açık gösteren film daha sonra bize keyifli bir aksiyon sahneleri sunuyor. Oğlu bunca aksiyondan sonra gurur duyuyor mu onu da tam olarak bize göstermese de biz filmi izlerken Hutch ile bir hayli gurur duyuyoruz. En azından ben gurur duydum. Aslında bu hikaye bana Kemal Sunal’ın Kılıbık filminde oğlu Erol için meydan dayağı atan Kamil karakterini hatırlattı. O filmde de karakterimiz oğlu için düşmanını yere sererken burada da karakterimiz kızı ve oğlu için aksiyona girişiyor.
Hutch rolünü Odenkirk hakkıyla oynamış. Rutin hayatı, sıradan bir baba rolü ve onun içindeki kabadayıyı uyandırma süreci bize akıcı bir şekilde yansıtılmış. Çalıştığı yeri satın alma hayali, ailesi için canla başla çalışması, çevresi tarafından eziklenmesine rağmen saygılı ve efendi yapısını bozmaması bizde ona bir sevgi ve saygı büyütürken süreç içerisinde onunla beraber geçmişe perde çekip farklı bir serüvene geçiş yapıyoruz.
Becca Mansell, Hutch Mansell’in karısı. Duygularını tam anlayamadığımız, eşini her haliyle seven ve onun her kararına saygı duyan biri. Bu rolü ise Şeytan’ın Avukatı filminde şeytanın kızı Christabella Andreoli rolü ile karşımıza çıkan 58 yaşındaki Connie Nielsen canlandırıyor. Kendisinin sekiz dil bildiğini öğrenince saygım daha da arttı. Keşke filmde bazı duygularını ve olayların sonrasındaki düşüncelerine daha çok hakim olabilseydik.
Yulian Kuznetsov rolünü 59 yaşında Rus aktör olan Aleksei Valeryevich Serebryakov canlandırmakta. Mafya hayatından, sert mizacından, paralarla oynamaktan bıkmış. Sahnede olmaktan, şarkı söylemekten zevk alan ama kibri ve egosundan asla taviz vermeyen bir arkadaşımız kendisi. Egonun fazlası başa nasıl belalar açar adlı çalışmayı da zaten gayet güzel işlemiş kendileri.
Hutch’ın babasından bahsetmeden olmaz. Kendileri Geleceğe Dönüş serisinin yıldızı Dr. Emmett “Doc” Brown yani 85 yaşındaki Christopher Lloyd. Yaş yetmiş iş bitmemiş tadında aksiyon sahnelerinin eşlikçisi, koca yürekli bir baba. Evladı için yapamayacağı şey yok. Gerçekten yok ama. Bazen bu kadar ağır çekimde bu kadar aksiyona kalbin nasıl dayandı demeden geçemiyoruz ama kendisini izlemekte keyif vermiyor değil.
Filmin müzikleri sahneler ile güzel bir uyum içinde ayrı ayrı keyifle dinleyeceğinize eminim.
Şimdilik benden bu kadar. Çerez tadında bir buçuk saatlik sürükleyici bir film. Ben beğendim, izlemenizi tavsiye ederim.

Share this content:



Yorum gönder